Memenizi Koruyun -1-

Memede bir sertlik elimize geldiğinde tarifi mümkün olmayan bir panik yaşarız. Ya meme kanseri olduysam?

Bir anda ne yapacağımızı şaşırır, aklımızdaki sorulara en doğru yanıtı kimin verebileceğini bulmaya çalışırız. Bu kişi, çoğunlukla en yakınımızdaki veya en kısa zamanda ulaşabileceğimiz bir cerrah olur. Hele bir de yapılan tetkikler sonrası kitlenin varlığı kanıtlanırsa, panik ve sıkıntı artar, hemen herkesin önceden tahmin edebileceği o gerçek karşımıza çıkar.

Tanı için parça alınması gerekmektedir. Kitlenin kanser olma olasılığı vardır.

İşin can sıkıcı tarafı, bu iş hemen, daha doğrusu acilen yapılması gerekmektedir. Kitleden alınacak parça hızla patolojiye gönderilmeli, sonuç alınmalı, dananın kuyruğu kopmalıdır.

Evet kaybedilecek zaman yoktur!!!

Neler olacaksa işte bu andan sonra olur.

Cerrah ameliyathanede memedeki kitleden bir parça alır ve patolojiye gönderir. Ve sonunda patoloji sonucu gelir…

Bir cerrah olarak bu senaryoya meslek hayatım içinde sayısız kere şahit oldum. Şahit olmakla kalmayıp, farklı aşamalarında müdahil olmak zorunda kaldım.

Yukarıda anlattığım olayların akışı, çoğu kişiye normal gelebilir. Ancak, bu doğal seyir, içinde çok önemli ayrıntıları barındırmaktadır.

Gelin bu ayrıntıları fark etmeye çalışalım.

Ayrıntılar içinde ön önemlisi yaşanan telaş sırasında yapılan yanlışlardır. Telaş, düşünülmeden, araştırılmadan verilen kararları beraberinde getirir. Yani, sizi, önünüze konulanı zorunlu olarak kabule sürükler.

Cerrahi hayatım içinde aklımın alamadığı şeylerin başında memedeki kitleye yapılan acil girişimler gelmektedir. Adamın midesinde kanser vardır, kalın barğırsağında kanser vardır, karaciğerinde kanser vardır, midesi delinmiş, apendiksi patlamıştır. Ama bunların hiçbirisi, memedeki kitleye yapılan cerrahi girişimden daha acil olamamıştır !?

Gelelim telaş konusuna…

Bakın telaşa neden gerek olmadığını anlatayım.

Bir defa, memedeki kitlelerin çok büyük bir kısmı iyi huyludur. Bu nedenle aceleye gerek yoktur. Ayrıca, kitlelerin çok büyük kısmının iyi yada kötü huylu olduğu, biyopsi öncesi yapılan meme muayenesi, mamografi ve ultrason ile anlaşılabilir. Yani olguların %80’inden fazlasında tanı, biyopsi aşamasına ulaşmadan konabilmektedir. Burada kendimize sormamız gereken en önemli sorular “Gittiğim cerrah doğru cerrah mıdır?” ve “Tetkiklerimi yapan radyolog meme hastalıkları konusunda deneyimli midir?” olmalıdır.

Yani ne yaptığını bilen, meme hastalıkları konusunda tecrübeli bir cerraha, ve ne yaptığını bilen, meme hastalıkları konusunda deneyimli bir radyoloji uzmanına ihtiyacınız vardır. Tercihan bu cerrah ve radyoloji uzmanı birlikte çalışıyor olmalıdır.

Her radyoloji uzmanı ultrason yapabilir ve mamografi çekebilir. Ancak, unutmayin ki, önemli olan gördüğünü doğru yorumlamaktır !!!

Her cerrah meme biyopsisi yapabilir. Ancak, unutmayın ki, önemli olan memedeki her kitleye biyopsi yapabilmek değil; muayene, ultrason ve mamografi bulgularını doğru yorumlayıp, biyopsi yapılması gerekmeyen memeleri koruyabilmektir.

Bugün, ne yazık ki, doğru cerrah ve doğru radyoloji uzmanı seçimi dikkate alınmadığından gereksiz yapılan biyopsi sayısı o kadar fazladır ki !!! Tabiki, çekilen ameliyat stresi, memedeki yaranın iyileşmesi sırasında ortaya çıkan rahatsızlık, memenizde kalan dikiş izleri de cabası…

HANIMLAR DİKKAT !!! GEREKSİZ YAPILACAK İŞLEMLERDEN MEMENİZİ KORUYUNUZ !!!

Prof Dr Teoman COŞKUN